Ana sayfa 9. Sınıf 2017 2018 9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları 1. Ünite Meb Yayınları

2017 2018 9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları 1. Ünite Meb Yayınları

0
PAYLAŞ
9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları 1. Ünite
9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları 1. Ünite

9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları 1. Ünite yazımızla karşınızdayız. 2017-2018 Eğitim Öğretim Yılında 9. sınıflarda okutulan MEB Yayınları’na ait Ortaöğretim Biyoloji 9 Ders Kitabı 1. Ünitesi Yaşam Bilimi Biyoloji Ünitesinde Düşünüp YorumlayınızAraştırınızÜnite Değerlendirme Soruları kitabında geçen alıştırmaların ve araştırmaların cevaplarını bulacaksınız.

9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları 1. Ünite 

Sayfa İçeriği

9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları 1. Ünite  yazımızda Biyoloji 9 Meb Yayınları Ders Kitabı 1. Ünitesi cevapları sayfa numarası ve linki ile birlikte verilmiştir.

Umarım  9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları 1. Ünite yazımız sizler için faydalı olur.

Lütfen yazımızda gördüğünüz hatalar varsa yorumlar kısmında belirtiniz. Şimdi yazımıza geçelim.

9. Sınıf Meb Yayınları Biyoloji Ders Kitabı Bilimsel Bilginin Doğası ve Biyoloji Cevapları

9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Meb Yayınları 1. Ünite Yaşam Bilimi Biyoloji Sayfa 17, 18 Bilimsel Bilginin Doğası ve Biyoloji Soruları ve Cevapları 2017 – 2018

9. Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 17 Cevabı

Köpek balıkları ile ilgili çalışan bilim insanları, yeni bilgilere ulaşmak için hangi yöntemleri kullanmıştır?

Araştirmacilar gri-kahverengi köpek baliklari ile havuzda bir seri deney gerçekleştirdi. Av kokusu oluşturmak için mürekkep baliğindan faydalanildi ve köpek baliklari için deney amaçli tasarlanmiş özel başliklar kullanildi. Bu başliklarda iki tüp bulunuyordu ve mürekkep baliği kokusunun köpek baliğinin burun deliklerine sirayla ulaşmasini sağliyordu.

Gerçekleştirilen deneyde zaman farki 0,1-0,5 saniye arasinda ise köpek baliklarinin kokuyu ilk hissettikleri tarafa yöneldiği gözlemlendi. Herhangi bir zaman farki olmadiğinda veya zaman farki 1 saniyeden daha fazla olduğunda sağa veya sola dönme olasiliğinin eşit olduğu görüldü. İkinci deneyde ise mürekkep baliği kokusu ilk burun deliğine ulaştirildiktan 0,5 saniye sonra diğer burun deliğine çok daha yoğun bir mürekkep baliği kokusu iletildiğinde köpek baliğinin yoğunluğu yüksek olan tarafa değil de kokuyu ilk aldiği tarafa yöneldiği görüldü. Tekrarlanan deneylerde de zamanlama farkinin yoğunluk farkina baskin çiktiği gözlemlendi.

Bilimsel bilgiler hangi şartlarda değişebilir?

Bilimsel bilgiler teknolojinin gelişmesiyle beraber değişir. Örneğin mevcut robotlar, koku yoğunluğunun karşilaştirilmasi sonucu yön bulmak üzere programlaniyor. Bu yeni algoritma sayesinde daha gelişmiş koku takip sistemleri tasarlanabilir ve bu sayede daha yeni bilgilere ulaşilir.

Bilimsel araştırmalar hangi amaçlar için yapılır?

Bilimsel araştirmalar mevcut bilgilerin kaniti için yada mevcut bilgilerin yanlişliğini ortaya koymak için. Bilimsel çalişmalar bilimsel ilerleme ve yeni buluşlar için yapilir.

9. Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 18 Cevabı

Bilimsel bilginin üretilmesi, kullanılması ve aktarılmasındaki gelişmeler biyolojiye ne tür katkılar sağlamıştır?

Bilimsel bilginin üretilmesi, kullanilmasi ve aktarilmasindaki gelişmeler canlilarin yapisi hakkinda daha fazla bilgi sahibi olmamizi sağlar.Örneğin çöl bitkileri ile nemli ortam bitkilerinin neden farkli yapisal özelliklere sahip olduğu ve bu farkliliklarin canliya neler kazandirdiğini ve hastalik yapici mikroorganizmalarin varliğinin tespiti bu yaptiği katkilara örnektir.

 

9. Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 19 Cevabı

9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Meb Yayınları 1. Ünite Yaşam Bilimi Biyoloji Sayfa 19 Bilimsel Bilginin Kaynak ve Dayanakları Soruları ve Cevapları 2017 – 2018

ARAŞTIRINIZ

Türkiye’de bilimsel yayın yapan kurum ve kuruluşlar hangileridir? Bu yayınlara ulaşma yollarını araştırınız.

Bilimsel yazim ilkeleri esas alinarak yapilan araştirma sonuçlarini tanimlayan, yazilmiş ve okuyucuya sunulmuş raporlar bilimsel yayin olarak adlandirilmaktadir. Bu sayede yapilmiş değerlendirmeler, deneyler ve sonuçlar yazar dişinda diğer bilim adamlari tarafindan da incelenip irdelenebilmektedir. Bu sayede araştirmalar geniş kitlelere ulaşmiş bulunur. Ülkemizde bu alanda bilimsel yayin yapan bir takim kuruluşlar bulunmaktadir. Başlica kuruluşlar;

– Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştirma Kurumu (TÜBİTAK)

– Türk Dil Kurumu (TDK)

– Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)

– Türk Deniz Araştirmalari Vakfi

– Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA)

bu kurumlardan bir kaçidir.

9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Meb Yayınları 1. Ünite Yaşam Bilimi Biyoloji Sayfa 22 Bilimsel Bilginin Değişebilir Yapısı Soruları ve Cevapları

DÜŞÜNÜP YORUMLAYINIZ

Bilimsel bilgilerin değişime açık olması, güvenilmez olduğu anlamına gelir mi? Günümüzdeki bilimsel bilgilerden hangilerinin gelecekte değişebileceğini düşünürsünüz?

Bilimsel bilgiler, güvenilir olmasina rağmen kesin ve değişmez nitelikte değildir. Bilimsel bilgiler; teknoloji ve bilgi düzeyindeki ilerleme, yeni bulgularin ortaya konulmasi, eski bulgularin yeniden yorumlanmasi, sosyokültürel değişimler gibi nedenlerle değişebilir. Paradigma değişimleri de bilimsel bilgilerin değişmesini sağlar. Yeni bir bulgu ortaya çiktiğinda mevcut bilgi düzeltilir veya yenilenir. Örneğin mantarlar,1960’li yillara kadar bitkiler âlemi içinde siniflandirilirken yeni bulgulara ulaşilmasiyla günümüzde ayri bir âlem olarak siniflandirilmaktadir.

9. Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 24 Cevabı

ARAŞTIRINIZ

TÜBİTAK tarafından her yıl düzenlenen “Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması” Proje Rehberini inceleyerek bilimsel bir çalışmanın nasıl yürütüldüğünü araştırınız.

DÜŞÜNÜP YORUMLAYINIZ

Farklı disiplinlerde bilimsel yöntemler ne tür farklılıklar gösterir?

Bilimsel bir hedef doğrultusunda belirlenerek izlenen yol bilimsel yöntem olarak adlandirilmaktadir. Bilimsel bilginin kaynaği problem olarak bilinmektedir. Yaşanilan bir problem sayesinde bu probleme çözüm bulmaya yönelik çalişma doğrultusunda bilimsel bilgiler oluşmaktadir.

Bilimsel hedefe gidiş yolunda izlenecek yol basamaklardan oluşmaktadir. Bu basamaklar; problemin tespiti, verilerin toplanmasi, hipotez oluşumu, tahmin, kontrollü deneyler ve bilimsel bilgi şeklindedir. İzlenen bu basamaklar farkli bilim disiplinleri için değişmemektedir. Tüm bilim dallarinda bu yol izlenmekte tek değişen durum deney vs. uygulamalardaki değişikliklerdir.

9. Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 25 Cevabı

Bilimsel Çalışma Örneği

Problem

Saksılardaki bitkilerin çiçek açmamasının nedeni nedir?

Çiçekleri sevmeyen insan yoktur. Bulunduklari ortama enerji veren çiçeklerin yetiştirilmesi de ayri bir önem ister. Birçok insan evinde saksi içerisinde çiçek yetiştirebilmeyi ister. Bunun için çeşitli mücadeleler verir. Bazen ne kadar çok istese de saksida çiçek yetiştirme konusunda başarili olamaz. Bunun çeşitli nedenleri olabilir. Saksi, topraği, sulanmasi olsun her şeyi tam olarak yapilsa da saksida çiçek açmamasinin tek nedeni olabilir: Her bitki kendi yetişme ortamini arar, bu yüzden yetişmez. Gerekli şartlar sağlanmadiği takdirde çiçeğinizden verim almayi beklemeyin. Çiçek yetiştirmeye merakli olanlar, bu konuda bilgi sahibi olmak için gayret göstermeliler. Özellik ile süs bitkileri, dinlenme aşamasindayken gereğinden fazla sulanmamalidir. Serin yerde bekletilmesi önerilir.

9. Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 27 Cevabı

Bu gözleme dayanarak bilimsel yöntem basamaklarını uygulayınız.

Problemin Belirlenmesi. Bilimsel yöntemin ilk aşamasidir. Elmanin neden çürüdüğü…

Problem ile ilgili veriler toplama, Gözlemler ve deneyler yapilarak problemle ilgili elde edilen bilgilere veri denir. Elmalar gözlenir, elmanin gün gün nasil çürüdüğü not edilir.

Hipotez Kurma. Çürümenin nedeni tahmin edilir.

Tahmin Yapma. Burada tahminler artabilir.

Kontrollü Deney Yapmak… Deney ile çürümenin sebebini ortaya koyma

Verilerden Sonuç Çikarmak: Sonuç çikararak yapilan çalişmayi raporlaştirmak…

Sonuçlandırma
1. Bilimsel yöntem basamaklarını kullanarak yaptığınız çalışmalarınızı rapor haline getiriniz.

Problem olarak Elmanin neden çürüdüğü incelenmiştir. Sonra gözlem ve deney yapilmiştir. Bunun ardindan ortaya hipotezler ortaya konmuştur. En sonda ise yapilan deneylerle çürümenin nedeni bulunmuştur. Sonra da bu çalişma rapora dökülmüştür.

2. Gıdaların bozulmasını geciktirmek için neler yapılabileceğini tartışınız.

Gidalari gerekli koşullarda muhafaza etmeliyiz. Mesela buzdolabinda korunmalidir. Bunun yaninda nemli ve bakterilerin çok olacaği yerlerde saklanmamalidir.

3. Günlük hayatta karşılaştığınız problemleri çözebilmek için bilimsel yöntemi nasıl uyguluyorsunuz? Bir örnekle açıklayınız.

Bilimsel yöntem derken hayatimiza bilimsel araştirma basamaklarinin bir kismini ve bilimsel yaklaşimlari entegre edebiliriz.

Mesela bir sorunla karşilaştiğimizda soğukkanliliğimizi koruyarak sorunu analiz eder, sorun kaynağini belirler, olasi çözüm yollarini tespit eder ve bunlarin olumlu sonuç vermesi en muhtemel olanlarini sirayla denersek bilimsel bir yaklaşim sergilemiş oluruz. Ayni zamanda bu süreçte deney ve gözlemden de faydalandiğimiz için bilimsel yöntemleri kullanmiş sayiliriz.

Bilimden sorunlarin çözümünde nasil faydalanirsiniz denecek olursa, günlük hayatta hemen her şeyde bilimden faydalandiğimizi unutmayalim. Duş alirken kullandiğimiz suyun pompalanmasindan yiyeceklerimizin üretim ve paketlenmesine kadar aklimiza gelecek her alanda bilimin meyvelerini tüketiyoruz.

9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Meb Yayınları 1. Ünite Yaşam Bilimi Biyoloji 28 Biyolojinin Tarihsel Gelişim Sürecine Katkı Sağlayan Bilim İnsanları Soruları ve Cevapları

DÜŞÜNÜP YORUMLAYINIZ

Orta Çağ’da Batı’da, Yeni Çağ’da Doğu’da bilimin gerilemesinin nedenleri nelerdir?

Yaşadiklari dönemlerdeki halkin durumu başa gelen padişahlar ve o dönemde yaşayan bilim insanlari orta çağda batida, yeniçağda doğuda bilimin gerilemesine yol açmiştir. 965-1039 yillari arasinda yaşamiş İbn-i Heysem işiğin kirinimi ile gözün yapisi konusunda çalişmalar yapmiş ve görme olayini ilk açiklayan bilim insani olmuştur. O zamana kadar işiğin gözden çiktiğina inanilirken bu bilim dişi anlayiş onunla değişmiştir. “İbn-i Heysem’in Optik Hazinesi” adiyla Latinceye çevrilen eseri Bati dünyasini 17. yüzyila kadar etkilemiştir. İbn-i Sina (980-1037) (Görsel 1.13), Avrupa’da Avicenna (Avisenna) adiyla anilan Türk filozof ve hekimdir. İbn-i Sina iki yüzden fazla eser yazmiştir. Tip üzerine yazdiği “Tibbin Kanunu” ve bütün öğretisini kapsayan “Şifa” adli eserleri Avrupa’da 17. yüzyil ortalarina kadar okutulmuştur bu gibi olaylar da etkili olan bazi olaylardir.

9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Meb Yayınları 1. Ünite Yaşam Bilimi Biyoloji Sayfa 31 Soruları ve Cevapları 

TARTIŞINIZ

Gıda sıkıntısı, küresel iklim değişikliği, sağlık ve biyolojik çeşitlilikteki azalma sorunlarının nedenlerini ve biyolojinin bu sorunların çözümüne sağlayabileceği katkıları tartışını

Hayati tehdit eden sorunlar meydana geldiğinde bunlarin çözümü için genelde biyolojiden yararlanilir. Örneğin: Küresel isinmaya bağli iklim değişikliği, gida sektörü ve sağlik sorunlarinin çözümünde biyolojiden yararlanilir. Bunu bir örnekle açiklayalim: Küresel isinmayla birlikte iklimlerde değişiklikler olmuş bu da biyolojik yaşamin değişmesine neden olmuştu. Buzullarin erimesiyle birlikte deniz seviyesi yükselmiş bu da firtina ve şiddetli yağişlarin meydana gelmesine neden olmuştur.

Günümüzde yapilan biyolojik çalişmalar ile buzullarin erimesinin önüne geçilmek istenmektedir. Böylece deniz seviyesinin yükselmesi engellenmiş olacaktir. Bu da yaşanacak felaketlerin önüne geçilmesini sağlayacaktir. Başka bir örnek vermek gerekir ise biyolojik çalişmalar ile bugün gidalar bozulmadan uzun süre muhafaza edilebilmektedir. Besinlerde bozulmayi önleyen bakteriler ve saklanmasini sağlayan bakteriler biyolojinin birer eseridir.

9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları 1. Ünite Meb Yayınları

9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Meb Yayınları 1. Ünite Yaşam Bilimi Biyoloji Sayfa 32 Bilimin Gelişmesinde Bilim İnsanlarının Ortak Kişilik Özelliklerinin Önemi Soruları ve Cevapları 

DÜŞÜNÜP YORUMLAYINIZ

Bir biyolog olsaydınız, günlük hayatta karşılaştığınız hangi problem için çözüm üretmek isterdiniz? Neden?

Ben insanlarda hatali eksik gen ve dna hatalarini bulup bebeğin engelli olma oranini azaltmak isterdim veya herkes çok güzel olsun diye genlerle oynamak isterdim.

9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Meb Yayınları 1. Ünite Yaşam Bilimi Biyoloji Sayfa 33 Bilimin Gelişmesinde Bilim İnsanlarının Ortak Kişilik Özellikleri Soruları ve Cevapları 

ARAŞTIRINIZ
İbn-i Miskeveyh, İbn Miskeveyh Fars asilli ünlü Şii filozof. İran’in Rey kentinde 940’ta doğdu. Aktif politik kişiliğini filozof rolüyle birleştirdi. Tarihçi yönü de olan Miskeveyh Bağdat, İsfahan ve Rey şehirlerindeki Büveyhî Hanedani’na hizmette bulundu.
İbn-i Nefs,  İbn Nefis (İbn el-Nefis) tam künyesi ile Ebü’l-Hasan Alâüddîn Ali b. Ebi’l-Hazm İbn Nefîs el-Karaşî ed-Dimeşkî (doğum: H. 607-M.1210 / ölüm: H. 21 Zikade 687-4 Aralik 1288) (d. 1213 – ö. 1288) Arap İslam bilgini, bilim adami. Birçok farkli dallarda çalişmalari bulunan İbn Nefis, hekim, anatomi uzmani, fizyolog, cerrah, oftalmolog (göz hekimi), psikolog, astronom, kozmolog, ve jeolog idi. Bunlarin yani sira sosyal ve beşeri bilimlerde de birçok çalişmalari olan İbn Nefis, hafiz, muhaddis, Şafii (mezhebi) hukukçusu, teolog, İslam filozofu, sosyolog, romanci, bilim kurgu yazari, gramerci, dilbilimci ve tarihçidir. İbn Nefis Şam’da doğmuş, Kahire’de çalişmiştir.
Darwin (Çarls Darvin), Charles Robert Darwin, (12 Şubat 1809 – 19 Nisan 1882), İngiliz biyolog ve doğa tarihçisi. İnsan dâhil tüm canli türlerinin doğal seçilim yoluyla bir ya da birkaç ortak atadan evirildiğini öne sürmüş ve o günün şartlarina göre bu teoriyi destekleyen pek çok kanit sunmuştur. Darwin’in fikirleri üzerine inşa edilen modern evrim teorisi, bugün biyoloji biliminin temeli ve birleştirici ögesidir. Evrimin gerçekleştiği olgusu Darwin hayattayken, doğal seçilim teorisinin evrimin ana açiklamasi olmasi ise 1930’lu yillarda bilim dünyasi tarafindan kabul görmüştür.  Darwin’in orijinal teorileri modern evrimsel biyolojinin temelini oluşturmakta, hayatin çeşitliliği üzerine birleştirici bir mantiksal açiklama sunmaktadir.

Alfred Wallace ( Alfired Valıs), Alfred’in ailesi Charles ve Jane Wallis, Cornwall’daki Penzance’lıydı ve 1850’de Alfred ve kardeşi Charles’ın doğduğu yerde iş bulmak için Devonport, Devon’a taşındı. Daha sonra Jane Wallis öldüğünde aile Penzance’a döndü. Okulu terk ederken Alfred, 1870’lerin başında tüccar hizmetinde marinerdi.

Louis Pasteur’ün (Lui Pastör) biyolojiyle ilgili çalışmalarını araştırıp elde ettiğiniz bilgileri sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız.

Louis Pasteur neyi buldu

1822’de Fransa’nin Dura bölgesinde bulunan Dole adli kasabasinda dünyaya gelen Louis Pasteur, kimyager ve sonrasinda da bakteriyolog olarak çalişmiş, yaşadiği dönemde tıpın ilerlemesine çok önemli katkilari olmuştur.

Pasteur Tip doktoru olmadiğindan dolayi, dönemin tip doktorlari onun ortaya attiği teorilere burun kivirmaktaydilar. Louis Pasteur ise tüm bunlara hiç aldirmamiş, çalişmalarina devam etmiştir. Çünkü mikrop ve bakterilerin var olduklarina, bunlarin da hastaliklarin sebebi olduğuna gerçekten tam anlamiyla inanmaktaydi.

Buluşları

Pasteur, yaptiği çalişmalara olan inanci sayesinde, kuduz ve ipek böceği hastaliklarina çare bulmuştur. Bunun yani sira, sütün bozulmasini önleyecek bir yöntemi de keşfetti. Bu keşfinde süt 140 Fahrenheit’ta yarim saat isitilmakta, sonra da hizli bir şekilde soğutulmaktadir. Soğutulan sütün streilize edilmiş kapali kaplara konulmasi gerekmekteydi. Pasteur’ün bulmuş olduğu bu yöntem, bugün de sütü mikroplardan korumak ve arindirmak için kullanilan bir yöntemdir. Bu yönteme verilen ad da buluşu yapan kişi olan Pasteur’ün adiyla türetilmiş olan Pastörize denmektedir.

Louis Pasteur, çok sevdiği Marie Laurent ile hayatini birleştirdi. Marie Laurent, eşini yaptiği araştirmalari her şeyin üstünde tutmasi konusunda cesaretlendiriyordu. Eşinin bu yaklaşimi ve düşüncesi sayesinde, laboratuar çalişmalarina oldukça yoğunlaşabilmekte, işine gereken zamani ve ehemmiyeti verme şansina sahip olabilmekteydi.

Küçük bir çocuk olan Joseph Meister, kuduz bir köpek tarafindan isirildiktan sonra, anne ve babasi tarafindan Pasteur’e getirildi. Pasteur, on dokuz yerinden kuduz bir köpek tarafindan isirilan çocuğa, daha önce insan üzerinde hiç denemesi yapilmamiş olan kuduz aşisini yapmakta tereddüt etmişti. Pasteur’ün yanina çocuğu kontrol etmeye gelen başka doktorlarin çocuğun her halükarda öleceğini söylemesi, eğer bu aşiyi uygularsa en azindan aşinin denenmiş olacağini, başarili olursa da ilacin kuduza çare olabileceğini söylemeleri üzerine uygulamayi yapmaya karar verdi. Bu uygulama başarili olunca Pasteur artik kuduzun çaresini bulmuştu ve küçük Joseph’in hayati kurtulmuştu. Bu çocuk büyüdüğünde de Pasteur Enstitüsü’nün kapicisi olarak çalişacakti. Joseph’in Pasteur’e olan minnet ve şükran duygusu onun ömrü boyunca Enstitü’ de çalişmayi istemesine sebep olmuştu.

Gerçekleştirdiği büyük buluşlarina rağmen hayati büyük bir alçak gönüllülük içinde geçen pasteur, insanliğa önemli hizmetler vermiş biri olarak 1895 yilinda hayata gözlerini yummuştur.

9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Meb Yayınları 1. Ünite Yaşam Bilimi Biyoloji Sayfa 34 Biyolojik Çeşitliliğin Korunmasında Biyolojinin Katkıları Soruları ve Cevapları

TARTIŞINIZ

Biyolojinin günlük hayatta karşılaşılan sorunların çözümüne sağladığı katkılardan hangileri sizce gelecekte olası sorunlar yaşanmasına neden olacaktır?

Kalitsal hastaliklar

Genetik oynamalar

GDO

Genetiği değiştirilmiş besinler, genetik mühendisliği alaninda yapilan çalişmalar sayesinde tarim sektöründe talebi karşilamak amaciyla verim artirilmiştir. Bu kisa dönemde bir lütuf gibi görünse de genetiği değiştirilmiş besinler kanserojen etki taşimaktadir ve uzun süreçte bir çok insan bundan zarar görecektir.

Genetik çalişmalar sonucunda silahlanmanin biyolojik alanda oluşmasi kolaylaşmiştir. Günümüzde toplumun iyiliği adina yapilan çalişmalar, askeri alanda kullanildiğinda bir silah niteliği kazanmaktadir. Bu ve bu tür faaliyetler etik açisindan oldukça sakincalidir.

9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları 1. Ünite MEB Yayınlar

9. Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 37 Cevabı

Yukarıdaki metinde denizanalarının hangi canlılık özelliklerinden bahsedilmiştir?

Denizanalarinin vücudunda zehir içeren çok sayida mikroskobik kapsül bulunur. Bu kapsüller, yakici özelliktedir. İnsan derisine ya da başka yüzeylere temas ederse patlar. Patlama aninda kapsül içindeki zehir, dişari çikar ve deriden içeri girer. Denizanalari, yakici özellikleriyle deniz keyfini bozsalar da deniz ekosisteminin devamliliği açisindan çok önemlidir. Hayvansal tek hücrelileri yiyerek onlarin popülasyonlarini kontrol altinda tutar ve soylari tehlikede olan deniz kaplumbağalarinin besin kaynaği olur. Denizanalari; vücut yapilari, hareket ve yaşama biçimleri ile denizlerin sira dişi canlilarindan biridir. Karada yaşayan canlilara kiyasla oldukça farkli yapidaki denizanalari, yaşamlarini 650 milyon yildir sürdürmektedir. Denizanalarinin vücudunun %98’i sudan oluşur. Sahile vurmuş bir denizanasinin vücudundaki su buharlaştiktan sonra geriye kalan kütle çok azdir. Denizanalarinin vücutlari, saydam görünümlüdür. Üreme organlari ve dokunaçlari; mor, mavi, sari gibi parlak renklerde olabilir. Ritmik olarak kasilmalarina karşin hareketleri sudaki akintilara bağlidir. Denizanalarinin tümü etçildir. Daha çok hayvansal tek hücreliler, balik yumurtalari ve küçük baliklarla beslenir.

Denizanalarının metinde verilenler dışında canlılık özellikleri var mıdır?

Denizde yaşayan bu canlilar, saydam yapidadir. Canli türleri arasinda omurgasiz canlilar arasinda gösterilen denizanalarinda kalp, beyin, gerçek göz, pul ve de kemik bulunmamaktadir. Denizanalarinin %95’i sudan, %4’ü tuzdan ve %1i ise proteinden oluşmaktadir. Denizanalarinin çoğu zehirlidir. Hatta bazi türleri, dünyanin en zehirli ve tehlikeli hayvanlari arasinda gösterilmektedir.

9. Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 38 Cevabı

Görsel 1.28’de bazı canlı örnekleri verilmiştir. Görseldeki canlıları inceleyiniz.

Sonuçlandırma

Bu canlılardan yola çıkarak canlıların ortak özelliklerini gösteren bir tablo hazırlayınız.

9. Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 43 Cevabı

ARAŞTIRINIZ

Eşeysiz üremenin eşeyli üremeye göre avantaj ve dezavantajları nelerdir? Araştırınız.

Eşeyli üreme mayoz bölünme sonucu oluşturulan gametlerin döllenmesi olayidir. En büyük avantaji, mayoz bölünme sayesinde kalitsal çeşitliliği arttirdiği için, genetik açidan daha güçlü bireyler meydana getirir. Örneğin ana canlida bulunan bir hastaliğin yavru canliya aktarilmama ihtimali vardir, çünkü mayoz bölünmede yavru canlinin kalitsal özellikleri ana canlidan farklilik gösterir(mayozda görülen krossing over ve homolog kromozomlarin ayrilmasi olaylari sonucunda.)

Dezavantaji ise hermafrodit canlilar hariç diğer canlilar döllenme için başka bireylere ihtiyaç duyar. Örneğin dişi bir çiçeğin tohum oluşturmasi için erkek bir çiçekten polen gelmesi lazim.

DÜŞÜNELİM YORUMLAYALIM

Tohumlarda hangi canlılık özellikleri gözlemlenmez?

9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Meb Yayınları 1. Ünite Yaşam Bilimi Biyoloji Sayfa 45 Canlıların Yapısında Bulunan Temel Bileşikler Soruları ve Cevapları

Örümcek ipeğinde olduğu gibi proteinler tüm canlılar tarafından üretilebilir mi?

Hayir, üretemez. Çünkü bu örümceklere özgü bir özelliktir.

Proteinler vücudumuzun yapi taşidir. Vücudumuzu düzenler vücudumuzu oluşturan organlarin yapi taşi olup en son enerji için kullanilacak yapidir.

Bununla birlikte n-tane aminoasit birleşerek proteini oluşturmaktadir. DNA’larimizin içerisindeki nükleotidlerin yapi taşlari ise aminoasittir. Bu nükleotidler vücudumuzla ilgili tüm kodlamalara sahip olup her insanda dizilimi ve siralamasi farklidir.

Tüm canlilar aldiklari besinleri moleküler halinde proteinleri sindirerek parçalarlar. Ortaya çikan birim maddeler olan aminoasitler doğrudan hücreler içine alinirlar. Bu olaydan sonra DNA şifresine göre yeniden dizilirler.

Tüm canlılar, yapılarını oluşturan maddelerin tamamını kendi üretebilir mi?

Tüm canlilar, yapilarini oluşturan maddelerin tamamini kendi üretemez. Çünkü doğadan almalari gereken maddeler de var.

Dünyamiz Big-Bang sonucunda oluşan Nebulanin soğuyup katilaşmasi ile oluşmuştur. Bu oluşum sirasinda ortaya çikan gazlar vücudumuzun yapi taşlarini oluşturmaktadir.

Evrenin yaklaşik %96’si Hidrojen ve Oksijenden oluşmaktadir. Fakat bizim vücudumuzdaki yapi taşlarini ölen yildizlardan almaktayiz. Hidrojenin güneş içerisindeki dönüşümü ve güneş patlamalari sayesinde vücudumuzda başlica Karbon Demir ve bilumum mineraller bulunmaktadir.

Bu nedenle insan vücudu bunlari sadece ve sadece GÜNEŞTEN elde edebilir. Bunun için ise solar rüzgarlarin artmasi veya bir güneşin ölmesi gerekmektedir.

Hangi molekül çeşitleri canlıları karakterize eder?

Canlilari karakterize eden molekül kitindir. Kitin böceklerin diş iskeletinin çoğunu oluşturur ve ameliyat iplerinde kullanilir.

Canlilari karakterize eden molekül çeşidinin adi kitindir. Kitin hakkinda genel bilgi verelim:

Kitin maddesi önemli bir polisakkarit çeşididir. Çok dayanakli ve sert bir maddedir. Bir karbonhidrat türüdür. Tüm böceklerin diş yüzeylerinde mevcuttur. Kitin böceklerin diş iskeletinin çoğunu meydana getirir ve ameliyat iplerinde kullanilir. Kitin maddesi mucizevi olarak adlandirilir. Böcekleri diş etkilerden korur.

9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Meb Yayınları 1. Ünite Yaşam Bilimi Biyoloji Sayfa 50 Asit ve Bazların Canlılar İçin Önemi Soruları ve Cevapları 

Sonuçlandırma
1. Bardaklardaki çözeltilerin renk değişimlerine bakarak kullandığınız maddelerden hangilerinin
asidik hangilerinin bazik olduğunu söyleyebilirsiniz?

2. Maddelerin pH derecelerini daha net ölçebileceğiniz yöntemler nelerdir?

Bir çözeltinin ne kadar asidik ya da bazik olduğunu içeriğindeki serbest H+ iyon derişimi belirler. Bir çözeltinin H+ iyon derişimi pH değeri ile ifade edilir. pH’i 7 olan bir çözelti nötr olup H+ ve OH- iyonlarinin yoğunluğu birbirine eşittir. pH’i 7’den küçük olan çözelti asidik, pH’i 7’den büyük olan çözelti baziktir. Asitler ve bazlar organik veya inorganik yapili olabilir. Yorgunluk esnasinda kaslarda oluşan laktik asit organik aside, nükleik asitlerin yapisina katilan; adenin, guanin, sitozin, timin ve urasil organik baza örnek olarak verilebilir.

9.Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Meb Yayınları 1. Ünite Yaşam Bilimi Biyoloji Sayfa 51 Tuz ve Minerallerin Canlılar İçin Önemi Soruları ve Cevapları 

ARAŞTIRINIZ

Mineralleri ve diğer bazı inorganik bileşikleri enerji kaynağı olarak kullanabilen canlılar var mıdır? Araştırınız.

Otorof beslenmenin başka kolu olan kemosentetik ototroflar diğer inorganik maddeleri oksitlenmesi sonucu açiğa çikan enerjiyi kullanarak besin sentezi gerçekleştirir. Kemoototrof beslenme tarzi prokaryotlar içindir ve bazi arkeler ve bakteriler kemosentezle besin üretebilir.

9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Meb Yayınları 1. Ünite Yaşam Bilimi Biyoloji Sayfa 58 Karbonhidratlar Soruları ve Cevapları 

Sonuçlandırma
1. Üzerine iyot çözeltisi damlattığınız besinlerde renk değişimi koyudan açığa doğru nasıl sıralandı?

2. Benedict çözeltisi damlattığınız tüplerde renk değişimi koyudan açığa doğru nasıl sıralandı?

3. En çok ve en az nişasta içeren besinler hangileridir?

4. En çok ve en az glikoz içeren besinler hangileridir?

 

9. Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 62 Cevabı

DÜŞÜNÜP YORUMLAYINIZ

Bazı sporcular, performanslarını artırmak için doğal ya da yapay steroitler kullanır. Bu steroitler performans arttırmaya nasıl yardımcı olur ve sağlığı nasıl etkiler?

Steroidler lipit içerikli olan ve dört halkali karbon iskeletinden oluşur. Eğer doğal stroidler doğru diyet ve düzenli bir antreman ile hiçbir zarari yoktur. Ama yapay stroidlerin birçok zarari vardir. Bunlardan bazilari; Karaciğer organina fazla yük bindirdiğinden karaciğer yetmezliği görülme olasiliği artar ve kanser riskini arttirir.

9. Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 64 Cevabı

Sonuçlandırma
1. Hangi kâğıt parçalarının üzerinde saydam leke oluştu?

Yağ içeren tüm besinler kâğida sürülünce şeffaf leke birakir. Örnek verecek olursak ;

Ceviz, Badem, Findik, Fistik

Kisacasi kuru yemişler diyebiliriz.

2. Hangi deney tüpündeki karışımın yüzeyinde süt görünümlü damlacıklar oluştu?

3. Gözlemlerinize dayanarak test ettiğiniz maddelerin hangisinde yağ olduğunu söyleyebilirsiniz?

 

9. Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 71 Cevabı

ARAŞTIRINIZ

Tohum ambarlarında hava nemi ve oksijen düzeyi azaltılmakta ve hava sıcaklığı, bazı tohumların bin yıl canlı kalabileceği -18 0C’ye kadar düşürülmektedir. Ortam şartlarının bu şekilde ayarlanmasının tohumların uzun süre bozulmadan kalmasında ne gibi etkisi vardır? Araştırınız.

Nem orani tohum saklamada ön önemlisidir. Çoğu bakterinin ise zara vermesi için %18 nem oranina ihtiyaci vardir. Saklama sicakliği da tohumun kalitesini önemli ölçüde etkiler. Bazi tohumlar -18 dereceye kadar yaşayabilir. Tohumdaki fazla nem tohumun donarak hasarlanmasina yol açabilir. Yüksek nem ile birlikte isinin da yükselmesi tohumlar için öldürücü etki yapar. İsinin yükselmesi sadece tohum içerisindeki gidalarin tüketilmesine sebep olmakla kalmayip ayni zamanda salgiladiklari maddelerle tohumun embriyosuna ve tohum zarina zarar veren, bakteriler ve mantarlarin oluşmasina neden olur.

9. Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 72 Cevabı

Sonuçlandırma
1. P1 ve K1 ile P3 ve K3 tüplerinde köpürme ve gaz çıkışı gerçekleşti mi? Gerçekleşmedi ise sebeplerini tartışınız.

2. P3 ve K3 tüpleri içerisinde ılık su bulunan behere konur ise gaz çıkışı hızlanır mı? Sebeplerini tartışınız.

3. P1 ve K1 tüpleri içerisinde ılık su bulunan behere konur ise gaz çıkışı hızlanır mı? Sebeplerini tartışınız.

4. Patates ve karaciğer hücrelerinde katalaz enzimi var mıdır?

Evet, vardır. Hatta biyokatalizör de vardır

5. Patatesi püre, karaciğeri ise kıyma haline getirmenizin amacı nedir?

6. Tüplerdeki tepkimelerin farklı hızlarda gerçekleşmesinin substrat yüzeyi ile bir ilgisi var mıdır?

9. Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 73 Cevabı

ARAŞTIRINIZ

Bağışıklık sisteminde görev yapan savunma hücrelerinin yabancı mikroorganizmalarla savaşırken kullandığı enzimler var mıdır? Araştırınız

9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Meb Yayınları 1. Ünite Yaşam Bilimi Biyoloji Sayfa 74 Hormonlar Soruları ve Cevapları

DÜŞÜNÜP YORUMLAYINIZ

Hormonların eksik ya da fazla salgılanması vücutta ne tür rahatsızlıkların ortaya çıkmasına yol açabilir?

Hormonlar büyüme, gelişme, üreme ve homeostaziyi sağlama gibi görevleri yerine getirdiğinden canlilik için çok önemlidir. Az ya da çok salinmasi metabolik rahatsizliklara yol açar. İnsanda hipofiz bezinden salgilanan ve kan yoluyla tüm vücuda dağitilan büyüme hormonu, vücuttaki hücreleri etkileyerek büyümeyi ve hücre yenilenmesi ile hücrenin bölünmesini uyarir. Az salinmasi cüceliğe, fazla salinmasi ise devliğe yol açar.

9. Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 84 Cevabı

Sonuçlandırma

İzole ettiğiniz maddenin DNA olduğunu ispatlamak için nasıl bir test yapmanız gereklidir?

9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Meb Yayınları 1. Ünite Hücre Sayfa 85 Ribonükleik Asit Soruları ve Cevapları 

ARAŞTIRINIZ

RNA’lar, enzimler gibi kimyasal tepkimeleri katalizleyebilir mi? Araştırınız

RNA enzim gibi katalizör işlemini yerine getirebilir. RNA’larin protein sentezine aracilik etme görevleri dişinda, en önemli özelliklerinin katalitik aktiviteye sahip olmalaridir. Katalitik aktivitelerinden dolayi, birçok enzimatik reaksiyonlarda görev alirlar.

9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Meb Yayınları 1. Ünite Yaşam Bilimi Biyoloji Sayfa 89 ATP ve Canlılar İçin Önemi Soruları ve Cevapları 

DÜŞÜNÜP YORUMLAYINIZ

Birçok organik bileşiğin yapısındaki kimyasal bağlarda enerji mevcut olmasına rağmen ATP’yi canlılar için önemli yapan nedir?

ATP hücre içinde depolanamaz, bu nedenle hücrede aninda üretilip aninda tüketilir. ATP bir hücreden diğerine aktarilamaz, her hücre ihtiyaç duyduğu ATP’yi kendisi üretir. ATP enerji birimi olmasinin yaninda hücrede RNA sentezine doğrudan katildiğindan canlilar için önemlidir.

9. Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 91 Cevabı

Sonuçlandırma

1.Hazırladığınız beslenme programını arkadaşlarınızın hazırladığı beslenme programları ile karşılaştırınız. Ne tür farklılıklar var?

2. En iyi hazırlanmış beslenme programını seçiniz.

9. Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 92 Cevabı

Sonuçlandırma

1.Tespit ettiğiniz VKİ’nize göre obezite sınıflandırmasındaki durumunuz nedir?

Bilimsel ölçülere göre şişmanliğin sinirlari vardir. Şişmanlik için en yaygin kullanilan iki ölçüm; Vücut Kitle İndeksi (VKİ) ve Bel Çevresi (BÇ) ölçümüdür.

VKİ, vücut ağirliğinin (kg), boyun (m) karesine bölünmesiyle (kg/m2) ortaya çikan sonuçtur.

Sik kullanilan bir ölçüm olmasina karşilik çocuklarda, hamilelerde ve çok adaleli kişilerde yaniltici değerler verir.

VKİ sine göre kişiler zayif, normal kilolu, fazla kilolu ve şişman olarak gruplara ayirmişlardir.

Vücut kitle endeksi= Ağirlik (kg)/(boyxboy) cm2

18.5 kg / m²’nin altinda olanlar = Zayif

18.5-24.9 kg / m² arasinda olanlar = Normal Kilolu

25-29.9 kg / m² arasinda olanlar = Fazla kilolu

30-39.9 kg / m² arasinda olanlar = Obez (şişman)

40 kg / m²’nin üzerinde olanlar = Morbid obez

50 kg / m²’nin üzerinde olanlar = Süper obez

2. VKİ’niz 30’dan yüksekse beslenmenizde nelere dikkat etmelisiniz?

Eğer VKİ’niz 30’un üzerindeyse obezsiniz. Yediğinize ve içtiğine bundan sonra dikkat etmeli ve diyet yapmalidir. Her gün düzenli koşu, yürüyüş ve bisiklete binmek gibi faaliyetle zayiflayabilirsiniz.

9. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Meb Yayınları 1. Ünite Yaşam Bilimi Sayfa 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99 Değerlendirme Soruları ve Cevapları 2017 – 2018

1.Bilimsel bilginin özellikleri ile ilgili olarak aşağıda verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Gözlem ve deneye dayalı olarak elde edilir .
B) Bilimsel bilgilere akıl yürütme yoluyla ulaşılabilir.
C) Kanıtlarla desteklenebilir ve sınanabilir.
D) Bilimsel bilgi mutlak doğrudur ve değişmez.
E) Öznellikten çok nesnelliğe sahiptir.

Bir insanin aldiği eğitim, edindiği deneyimler, elde ettiği keşifler sonucunda ortaya çikan tanimlama, algilama veya anlayiş, bilgi olarak adlandirilabilir. Bilimsel bilgi, yöntemli, bilime dayanan, genel, nesnel ve kesin bilgi olarak bilinmektedir. Bir bilginin bilimsel bilgi olmasi için bazi kesin ölçütlere sahip olmasi gerekmektedir. Bilimsel bilgi, nesnel, olgusal, evrensel, genelleyici, tutarli, geçerli, tekrarlanabilir, uygulanabilir, eleştirel, kesin, sistemli ve düzenli olmalidir.

Bu açidan, yukaridaki bilgiler işiğinda, bilimsel bilgi, mutlak doğrudur değiştirilemez ifadesini kullanamayiz. Bilim, günden güne gelişmekte ve her gün yeni şeyler bulunmaktadir.

2. Bilimsel bir problemin çözümünün ilk aşaması aşağıdakilerden hangisidir?

A) Hipoteze dayalı tahminler yapılması
B) Belirlenen problemi tanımlayan soru cümlesinin kurulması
C) Problemin çözümüne yönelik hipotez öne sürülmesi
D) Kontrollü deney düzeneklerinin hazırlanması
E) Verilerin değerlendirilmesi ve sonuç çıkarılması

3. “Ülser hastalığının nedeni Helicobacter pylori ise ülserli hastalarda bu bakteri bulunmalıdır.” yorumunu yapan bir bilim insanı, çalışmalarına bilimsel yöntemin hangi basamağı ile devam etmelidir?

A) Gözlem yapma
B) Problemi tespit etme
C) Hipotez kurma
D) Tahminlerde bulunma
E) Kontrollü deney yapma

Ülser hastaliğina sebep olan bakterinin bu hastaliği taşiyan kişilerde bulunmasi gerektiğini söylemiştir. Bir hipotez ortaya atmiştir ve bunu kanitlamak için de nicel gözlem ve kontrollü deneyler yapmasi gereklidir. Ama bu sonraki aşamalarda yapilir. Burada bize belirtilen kisim sadece hipotez kurmuş olduğu gerçeğidir.

4. Bilimsel teorilerle ilgili olarak;

I. Kanıtlarla desteklenirse kanunlara dönüşür.
II. Neden sorusuna cevap vermeye çalışır.
III. Doğruluğu kabul edilen her hipotez teoriye dönüşür.
ifadelerinden hangisi ya da hangileri doğrudur?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) I ve II
E) I ve III

Çünkü 1. bir teori hiçbir zaman kanuna dönüşemez. 2. “neden” sorusuna cevap vermezler “nasil” sorusuna cevap verirler. Kanun “ne” sorusuna cevap verir.

5. Aşağıdakilerden hangisi bir bilim insanının sahip olması gereken özelliklerden biri değildir?

A) Meraklı ve şüpheci olma
B) Sabırlı ve azimli olma
C) Olabildiğince öznel ve yanlı olma
D) Açık fikirli ve eleştiriye açık olma
E) İş birliği yapabilme

Bilim ile uğraşan kişiler bilim insani olarak tanimlanmaktadir. Bilim insanlari, bir problem tanimlar ve bu problemin çözülmesi üzerine çalişmalarini sürdürürler. Bu yolu izleyen bilim insanlarinin sahip olmasi gereken bazi özellikler bulunmaktadir.

Bilim insani kesinlikle merakli olmalidir. Bu sayede daha fazla bilip bu bilgisini daha kolay kullanabilir. Bilim insani kararli olmalidir. Bilim insani şüpheci olmalidir. Bu sayede bir problemin çözümü hakkinda her detayi inceleyebilmektedir. Bilim insani azimli olmali ve sabretmeyi bilmelidir. Bilim insanlarinin uğraştiği problemler bazen uzun uğraşlar gerektirebilmektedir. Bilim insani tarafsiz olmaya özen göstermelidir. Bu sayede her açidan düşünüp genel kaniya varabilir. Her zaman eleştiriye açik olmalidir. Liderlik ve grup halinde çalişabilme yeteneklerine sahip olmalidir.

6. Aşağıda verilen bilim insanlarından hangisi “Hücrelerin hasar gören DNA’larının onarımı” ile ilgili çalışmalarından dolayı Nobel ödülü almıştır?

A) Louis Pasteur
B) Rosalind Franklin
C) Aziz Sancar
D) Francis Crick
E) James Watson

Hücrelerin hasar gören DNA’larinin onarimi” ile ilgili çalişmalarindan dolayi Nobel ödülünü kazanmiş bilim adamlari Prof. Dr. Aziz Sancar, Tomas Lindahl ve Paul Modrich’tir.

Aziz Sancar, bu ödülü 2015 yilinda kazanmiştir. Prof. Dr. Aziz Sancar, Lindahl ve Modrich; hücrelerin hasar gören DNA’lari nasil tamir ettiğini ve genetik bilgisini muhafaza ettiğini haritalandiran çalişmalari sayesinde bu ödülü almaya hak kazanmiştir.

7. Aşağıda verilenlerden hangisi biyolojinin günlük hayatta karşılaşılan sorunların çözümüne sağladığı katkılara örnek olarak gösterilemez?

A) Şeker hastalığının tedavisinde kullanılan insülin hormonunun üretilmesi
B) Petrol kirliliğinin temizlenmesi
C) Yok olma tehlikesi altındaki türlerin korunması
D) Bakterilerin antibiyotiklere dirençli hâle gelmesi
E) Çocuk sahibi olamayan çiftlerin çocuk sahibi olmalarının sağlanması

Canlilarin birbirleriyle ve çevreyle etkileşimlerini, bu etkileşim sonucu oluşan sebep ve sonuç ilişkisini araştiran kökeni Yunanca yaşam ve bilim anlamina gelen bilim dali Biyoloji olarak tanimlanmaktadir. Biyoloji, canli bilimidir. Bu sebeple bir çok farkli dalda kullanimi mevcuttur. Tip, tarim vb. birçok alanda kullanimi mevcuttur.

Her bilim dalinda olduğu gibi biyoloji de problemleri çözmeye yönelmiştir. Bu açidan birçok hastaliğin tedavisi, türlerin korunmasi, aşilama yöntemleri ve kalitim gibi konularda biyoloji biliminden faydalanilmaktadir.

Petrol kirliliğinin temizlenmesinde biyoloji bilimi aksine kimya bilimi öne çikmaktadir.

8. Koşmaya başladığımızda kalp ritmimiz ve kan basıncımız artar, daha sık ve derin nefes alıp vermeye başlarız, kaslarımızda yorgunluk belirtileri başlar, artan vücut sıcaklığını normale düşürmek için terlemeye başlarız ve susarız.
Yukarıda verilen metabolik değişimler canlıların ortak özelliklerinden hangisi ile ilgilidir?

A) Homeostazi
B) Boşaltım
C) Uyum
D) Solunum
E) Hareket

Homeostaziyi, iç denge olarak bilinmektedir. Canlilarin ortak özelliklerinden bir tanesidir. Canlilar, değişen çevre koşullarina rağmen iç dengelerini her zaman koruma eğilimindedirler. Bir bireyin koşmasi sonucunda oluşan fazla isinin dişari atilmasi terleme ile olmaktadir. Bu sayede vücutta oluşabilecek tahribat engellenmiş ve isi düşürülmüştür. Burada korunan denge homeostaziyi sayesindedir.

Hücresel düzeyde ph değerinin sabit tutulmasi, vücut sicakliğinin sabitlenmesi gibi durumlar iç dengenin korunmasina örnektir. Bu sayede doku ve organlar homeostaziyi sergilemiş olurlar.

9. İnorganik bileşikler aşağıda verilen metabolik olaylardan hangisinde kullanılmaz?

A) Hücrelerin pH’ını düzenleme
B) Düzenleyici rol oynama
C) Hücrenin kalıtsal bilgisini soylara aktarma
D) Organik maddelerin yapımına katılma
E) Hücrelerin ozmotik basıncını ayarlama

İnorganik besinler, başlıca su, tuz ve benzeri mineraller inorganik besinler olarak bilinmektedirler. Vücutta düzenleyici olarak görev yapmaktadırlar. Vücuttaki metabolizma faaliyetlerine yardımcı olmaktadırlar. Enerji verici özellikte değillerdir. Su sayesinde vücut hücrelerinde pH düzenlenmektedir. Vitamin, hormon ve enzimlerin yapılarına katılarak organik maddelerin yapılarına katılabilirler. Hücrelerin ozmotik basıncının ayarlanmasında görev yapmaktadırlar.

Verilen bilgiler doğrultusunda, İnorganik maddeler hücrenin kalıtsal bilgisinin soylara aktarılmasında görev yapmazlar.

10.
I. Kaslarda biriken laktik asit
II. Fotosentezle üretilen glikoz
III. Yemeklere eklenen sodyum klorür
IV. Solunum sonucunda meydana gelen karbondioksit
V. Kemiklerin yapısına katılan kalsiyum

Yukarıda verilen bileşiklerden hangisi ya da hangileri inorganiktir?

A) Yalnız I
B) II ve III
C) II ve V
D) I, III ve IV
E) III, IV ve V

Karbondioksit, sodyum klorür (sofra tuzu), kalsiyum İnorganik bileşiklerdir. Organik bileşiklerin yapısında karbon bulunması şarttır ama her karbonlu bileşikte organik değildir. Glikoz fotosentez sonucu, LA fermantasyon sonucu oluşan organik bir bileşiktir.

11. Suyun canlılar için önemine ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) Zararlı atıkların seyreltilmesi ve vücuttan atılmasını sağlar.
B) Besinlerin sindirilmesinde görev yapar.
C) Enerji verici olarak kullanılır.
D) Fotosentez tepkimelerinde kullanılır.
E) Vücut sıcaklığının dengelenmesini sağlar.

Su anlıların yaşamını sürdürebilmeleri için gereklidir,

Su vücut sıcaklığının dengelenmesini sağlar,

Su inorganik bir bileşiktir,

Su fotosentez tepkimelerinde kullanılır,

Su Vücuttaki zararlı atıkların seyreltilmesi atılmasını sağlar,

Su vücudun kaybettiği mineralleri tekrar alınmasını sağlar.

12. Minerallerin görevleri ile ilgili olarak aşağıda verilen;

I. Kalsiyum, kanın pıhtılaşmasında görev alır.
II. Demir, klorofil molekülünün yapısına katılır.
III. Fosfor, nükleotitlerin sentezine katılır.
IV. Potasyum, sinirlerde uyartı iletiminde etkilidir.
V. Magnezyum, amino grup asitlerin yapısına katılır.

İfadelerinden hangileri yanlıştır?

A) I ve II
B) I ve III
C) II ve III
D) III ve IV
E) II ve V

13. Monosakkaritler ile ilgili aşağıda verilenlerden hangisi doğrudur?

A) Suda çözünmez, organik çözücülerde çözünür.
B) İçerdikleri karbon atomu sayısına göre adlandırılır.
C) Hücrelerde enerji kaynağı olarak en son kullanılır.
D) Oksijenli solunum ile yıkıldıklarında son ürün olarak NH 3 meydana gelir.
E) İnorganik moleküllerdir.

Enerji kaynaği olarak en son proteinler kullanilir bu yargi da yanliştir.

Monosakaritler organikir inorganik değil d seçeneğinde yanliştir.

14. Aşağıdakilerden hangisinde protein yönünden zengin besinler bir arada verilmiştir?

A) Ispanak, salata, köfte
B) Yumurta, köfte, fasulye
C) Köfte, patates, baklava
D) Makarna, ekmek, süt
E) Pırasa, portakal, patates

15. Trigliseritlerin organik moleküller içinde en fazla enerjiyi vermesi yapılarındaki hangi özellikten
kaynaklanır?

A) Ester bağlarının yüksek enerjili olması
B) Kovalent bağ sayısının fazla olması
C) Yağ asitlerinde bol miktarda hidrojen atomunun bulunması
D) Bol miktarda karbon atomunun bulunması
E) Yapısında bol miktarda oksijen bulunması

16. Aşağıda verilenlerden hangisi yağların düzenleyici görevlerine örnektir?

A) Hücre zarlarının yapısına katılan fosfolipitler
B) Steroit yapılı östrojen ve testosteron hormonları
C) Trigliseritlerin yapısına katılan yağ asitleri
D) Deri altında hücrelerde biriktirilen yağ molekülleri
E) Bitkilerde çiçekler tarafından salınan uçucu yağ molekülleri

A- Orada da yazdığı gibi yapıya katılır.

B- Hormonlar düzenleyici işlev gördüğü için cevabımız bu olur.

C- Yapıya katılır.

D- Yalıtım sağlar.

E- Tozlaşmaya yardımcı olabilir.

17. Amino asitler ile ilgili olarak aşağıda verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Polipeptitlerin yapı taşlarıdır.
B) Peptit bağları kurarak bileşik oluşturur.
C) DNA’nın yapısında 4 çeşit amino asit bulunur.
D) Amino asitleri birbirinden farklı kılan radikal gruplarıdır.
E) Solunum reaksiyonlarında ham madde olarak kullanılabilir.

Cevabi E çünkü solunum reaksiyon ham maddesi yağ karbonhidrat protein tek başina protein değil en çok glikoz bulunur ATP enerjisine dönüşür

18. Aşağıda verilenlerden hangisi proteinlerin özellikleri arasında yer almaz?

A) Enerji verici olarak kullanılabilir.
B) Canlının homestazisinin düzenlenmesinde etkilidir.
C) Sentezleri ribozomlarda gerçekleşir.
D) Sindirime uğratıldıklarında ortamın pH’ı yükselir.
E) Oksijenli solunum ile yıkıldıklarında CO2, H2O dışında NH3 meydana gelir.

Canlılar yaşamlarını devam ettirmek için besinlere ihtiyaç duymaktadırlar. Besinler, organik ve inorganik besinler olmak üzere ikiye ayrılırlar. Organik besinler başlıca karbonhidratlar, proteinler, yağlar ve vitaminlerdir. İnorganik maddeler ise su, tuz ve minerallerdir.

Proteinler, aminoasitlerden oluşmaktadırlar. Protein sentezi, ribozom organelinde gerçekleşir. Hücre zarından geçemezler. Enerji verici madde olarak kullanılırlar. Protein sentezi, homeostaziyi için önemli bir kavramdır ve canlıların ortak özelliklerindendir. Oksijenli solunum ile yıkıldıklarında CO2, H2O ve NH3 gibi maddeler oluşmaktadır. Proteinlerin sindirimi midede başlamaktadır. Protein sentezi sırasında ortam ph’ı düşmektedir.

19. Aşağıda verilen vitamin çeşidi ve eksikliğinde görülen hastalıklarla ilgili eşleşmelerden hangisi yanlıştır?

A) C vitamini-Beriberi
B) D vitamini-Raşitizm
C) A vitamini-Gece körlüğü
D) E vitamini-Kısırlık
E) B vitamini-Pellegra

Vitaminler, organik bileşiklerdir. Suda eriyen ve yağda eriyen vitaminler olmak üzere ikiye ayrilirlar. Suda eriyen vitaminler vücutta depolanamaz, tüketildikleri zaman kullanilirlar. Yağda çözünenler ise vücutta depolanabilir ve ihtiyaç olduğu zaman kullanilir. B ve C vitaminleri suda; A,D,E,K vitaminleri yağda çözünen vitaminlerdir.

Vitaminlerin insan vücudu için birçok faydasi bulunmaktadir. Eksikliklerinde birçok problemler görülmektedir. C vitamini eksikliğinde Skorbüt hastaliğina yol açabilmektedir. D vitamini eksikliğinde çocuklarda Raşitizm hastaliği görülebilmektedir. A vitamini eksikliğinde Gece körlüğü hastaliği görülmektedir. E vitamini eksikliği nadir görülmekle birlikte kanser ve kalp hastaliklari riskini artirmaktadir. B1 vitamini eksikliğinde Beriberi hastaliği görülmektedir.

20. Canlıların DNA’larında nükleotid çeşitleri aynı olmasına rağmen bu nükleotidlerin sırası ve sayısı farklıdır. Bu durum aşağıda verilen moleküllerden hangisinin yapısını doğrudan etkiler?

A) Polipeptitler
B) Monosakkaritler
C) Trigliseritler
D) Vitaminler
E) ATP

21. Aşağıdakilerden hangisi DNA’ların özelliği değildir?

A) Zayıf hidrojen bağları ile bağlı, çift iplikli bir moleküldü r.
B) Ökaryot hücrelerde sadece çekirdekte bulunur.
C) Azotlu organik baz olarak adenin, timin, guanin ve sitozin taşır
D) DNA kendini eşleyebilen ve onarabilen bir moleküldür.
E) Tüm DNA moleküllerinde pürin/pirimidin oranı 1’e eşittir.

DNA zayif hidrojen bağlariyla bağli sarmal yapida bir moleküldür. Yani A seçeneği doğrudur.

DNA’da adenin, timin, guanin ve sitozin azotlu bazlari bulunur. Kendini eşleyip onarabilir. Ayrica DNA’larin pürin ve pirimidin oranlari her daim 1’dir. Yani C, D ve E seçenekleri de doğru.

Ökaryot hücrelerde DNA yalnizca çekirdekte değil, mitokondri ve bitki hücrelerindeki kloroplastlarda da bulunabilmektedir. O yüzden B seçeneği yanliştir.

22.
I. Zayıf hidrojen bağları içerme
II. Protein sentezine doğrudan katılma
III. Riboz şekeri içeren nükleotitlerden oluşma
IV. DNA üzerinden sentezlenme

Yukarıda verilen özelliklerden hangileri tüm RNA çeşitleri için ortaktır?

A) I ve II
B) II ve IV
C) I, II ve III
D) II, III ve IV
E) I, II, III ve IV

23, 24, 25 ve 26. soruları aşağıdaki metne göre cevaplandırınız .

Louis Pasteur, görseldeki gibi kontrollü bir deney düzeneği hazirladi. Birbirinin tamamen ayni olan kaplar içine et suyu koyarak bunlara kuğu boynu şeklinde birer boru takti. Bu boru sayesinde içeriye hava girişi sağlanirken toz ve kirin girmesi engellenmiş oldu. Kaplarin ikisini de isitarak steril bir ortam oluşturdu. Daha sonra kaplardan birinin boynunu kirarak hava ile doğrudan temas edebilmesini sağladi. Diğer kabi ise aynen birakti. İlk kapta bakteri oluşumu gözlendi ancak ikinci kapta hiçbir canli oluşmadi.

23. Pasteur, hangi hipotezden yola çıkarak bu deney düzeneğini hazırlamıştır?

A) Isıtma ile steril ortam oluşturulabileceği
B) Hava ile temas edilince sterilliğin bozulacağı
C) Canlıların yaşayabilmesi için havaya ihtiyaç olduğu
D) Canlıların cansız maddelerden kendiliğinden oluştuğu
E) Canlıların kendiliğinden oluşmayıp kendilerinden önceki canl ılardan oluştuğu

24. Pasteur, hipotezini kurduktan sonra hangi tahminlerde bulunmuş olabilir?

Eğer canlilar, kendilerinden önceki canlilardan oluşuyorsa ortamda canli bulunmadiğinda yeni bir canli oluşamayacaktir.

25. Bu deneyde bağımlı ve bağımsız değişkenler hangileridir?

Deney kabinin ağzinin kirilarak bakteri girişinin sağlanmasi bağimsiz değişken, ağzi kirilan kapta bakterilerin üremesi ise bağimli değişkendir.

26. Siz, aynı hipotezi test etmek için özgün bir deney düzeneğini nasıl hazırlardınız?

Üç farkli kap alinarak içerisine birer parça çiğ et birakilir. Kaplardan birincisinin ağzi tamamen kapatilirken ikincisininki açik birakilir. Üçüncü kap ise hava girişini engellemeyen bir bez yardimiyla kapatilir. Hangi kaplarda canli oluştuğu gözlenir.

27, 28, 29 ve 30. soruları aşağıdaki görsellere göre cevaplandırınız.

27. Görsellerdeki canlılar için;

I. Dışarıdan gelen tüm uyaranlara cevap verebilme
II. ATP sentezleyebilme
III. Bulunduğu çevreye uyum sağlayabilme
IV. Taşıdığı kalıtsal bilgiyi kuşaklara aktarabilme
V. Dokusal yapıya sahip olma

özelliklerinden hangileri ortak değildir?

A) I ve II
B) II ve III
C) II ve IV
D) III ve V
E) I ve V

28. Görselleri verilen canlılardan hangileri aktif yer değiştirme hareketi yapamaz?

Nilüfer, mantar ve akçaağaç aktif yer değiştirme hareketi yapamaz.

29. Görselleri verilen canlılardan hangileri üretici, hangileri tüketici olabilir?

Üreticiler: Bakteri, nilüfer, akçaağaç

Tüketiciler: Bakteri, amip, timsah, mantar, toprak solucanı, kartal

30. Görselleri verilen canlılardan hangileri büyüme ve gelişme gerçekleştirebilir?

Görselleri verilen canlıların hepsi büyüme ve gelişme gerçekleştirebilir.

31, 32 ve 33. soruları aşağıdaki metne göre cevaplandırınız.

Bir bitki hücresi tarafından üretilen glikoz molekülü birçok metabolik olayda kullanılır. Aşağıdaki şemada bu olaylardan bazıları gösterilmiştir.

31. Numaralarla gösterilen tepkimelerden hangileri insan vücudunda da gerçekleşebilir?
A) I, IV ve V
B) II, VI ve VII
C) II, V, VIII ve IX
D) II, VIII, IX ve X
E) II, III, VI, VII ve X

32. Numaralarla gösterilen tepkimelerden hangileri dehidrasyon, hangileri hidroliz örneğidir?

Dehidrasyon tepkimesi örneği olanlar: III, VI, VII, ve X
Hidroliz örneği olanlar: IV, V, VIII, IX

33. Numaralarla gösterilen tepkimelerden hangilerinin gerçekleşmesi için ATP harcanır?

I, II, III, VI, VII ve X numaralı tepkimelerin gerçekleşmes i için ATP harcanır.

34, 35 ve 36. soruları aşağıdaki metne göre cevaplandırınız.

Enzimlerle ilgili deney yapan bir öğrenci, görseldeki gibi şartları oluşturmuş ve tepkimelerin gerçekleşmesi için bir süre beklemiştir. Öğrenci karbonhidrat ve yağların bazik, proteinlerin ise hem asidik hem bazik ortam şartlarında sindirildiğini bilmektedir.

34. Öğrenci, numaralandırılmış kapların hangisi ya da hangilerinde tepkime gerçekleştiğini gözlemleyebilir?

A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve III E) II ve III

35. Deney düzeneklerindeki substrat ve ürün miktarlarının değişim grafikleri nasıl olmalıdır?

36. Tüm deney ortamlarındaki sıcaklığın 40 oC’ye getirilmesi durumunda tepkime hızlarının değişim grafikleri nasıl olmalıdır?

37. Bilim nesnelliği hedefler. Bilimde öznelliğin en aza indirilmesi için neler yapılmalıdır?

Bilim nesnelliği hedefler ve öznelliği en aza indirmeye çalişir. Yapilan çalişmalar raporlanmadan önce seçme sürecine tabi tutulur. Öznelliği en aza indirilmiş çalişmalar yayinlanir. Bununla birlikte yayinlandiktan sonra da sorgulanma devam eder.

Bilimde nesnellik çok önemli bir kavramdir. Bilim adamlari araştirmalarinda nesnel değil de öznel yaklaşim sergilerlerse yaptiklari çalişmalarda yanliş sonuçlara varabilir ve etik olmayan bir sistemi benimsemiş olurlar.

Bilim adamlari bilimsel çalişmalarda doğru sonuçlara varmak, bilime ve topluma katki yapmak, yeni keşiflerin kapisini aralamak istiyorlarsa nesnelliği benimsemek durumundadirlar.

Bilimde öznelliğin en aza indirilmesi için:

a)Bilim adamlari objektif olmali.

b)Tarafsiz olmali.

c)Çevresel faktörlerden etkilenmemelidir.

d)Araştirmalarini deney ve sonuçlara dayandirmali.

e)Deney ve araştirmalari kendi çikarlari için değil toplumun faydasini düşünerek yapmali.

38. Bilimsel bilgilerin değişiminde etkili olan faktörler nelerdir?

Bilimsel bilgiler, bilimsel olduğu dogmatik olmadiğindan dolayi, deneye, bilime, teknolojik gelişmelere, araştirmalara dayali olarak değişkenlik gösterir. Bilimsel bilgiler, gelişim şeklinde, öncekinin üzerine daha yeni bulgularla değişen veya tamimiyle değişende olabilir. Her zaman yeni yapilan deneylerle bu bilgilerin değişebileceği kabul edilir. Tersini kanitlanana kadar doğru bilgidir.

Bilimin hedefi ilerlemek, bilinmeyeni keşfetmek ve onu anlamak olduğu için ilerici olduğu kadar yenilikçidir de. Yani bilimsel bilgilerin değişimi kaçinilmazdir.

Bilimsel bilgilerin değişmesi demek eskilerinin yerine ya daha doğrularinin ya da daha kapsamli olanlarinin getirilmesi demektir. Bunlar da başarili çalişmalar ya da yeni keşifler sonucu meydana gelir. Ayni zamanda direkt araştirma sahasinin dişinda kalan teknik yenilik ve kolayliklar da bilime destek, ona ön ayak olur.

39. Bilim insanlarının hangi ortak kişilik özelliklerine sahip olması, bilimin gelişmesine katkı sağlar?

Bilim insanlarinin merakli, tarafsiz, şüpheci, akilci ve çalişmalarini sonuna kadar sürdürmesi bilimin gelişmesini sağlar.

Bu özellikler;

1-İyi bir gözlemci olmasi,

2-Araştirmaci olmasi,

3-Deneysel becerilerinin olmasi,

4-Tarafsiz ve objektif olmasi,

5-Merak ve şüphe duygusunun olmasi,

6-Sabirli, kararli ve azimli bir kişiliğe sahip olmasi, bilim insanlarinin gelişmelerini ve bilimin de gelişmesini sağlayan özelliklerdir. Yukaridaki özellikler ile bilim adamlari hem daha iyi çalişmalar yapar hem de daha iyi bir şekilde bilime katki sağlarlar.

40. Biyoloji ile ilgili çalışmalar yapılmamış olsaydı günümüzde hangi problemlere çözüm üretilmemiş olurdu?

Tip alaninda geride kalmiş olurduk ve insanlarin sağlik sorunlarinin hiçbirine yardim edilemezdi. Ne yiyeceğimizi hangi besinin bize yararli hangisinin zararli olduğunu bilemezdik.

1-Tip alaninda birçok eksiklikler olurdur. Örneğin bebeğin, cesetlerin veya kişinin tespitinde kullanilan DNA testi biyoloji bilimi sayesinde ortaya çikmiştir.

2-Biyoloji bilimi sayesinde üretilen aşilar ile birçok hastaliğin iyileşme sorunu çözülmüştür. Biyoloji olmasa idi bu da olamazdi.

3-Tarim için de önemlidir. Kullanilan kimyasallar konusunda birçok katkilar sunmuştur.

4-Genetik hastaliklarin tespiti ve önlenmesi de biyoloji bilimi sayesinde gerçekleştirilmiştir.

5-Organ nakilleri biyoloji bilimi sayesinde ortaya çikmiştir.

6-Birçok biyolojik bakteriler çeşitli maddelerin doğaya geri dönüştürülmesinde kullanilir. Bu da biyoloji bilimi sayesindedir.

41. Doğadaki protein çeşitliliğinin sınırsız olmasının nedeni nedir ?

Her canli protein sentezi yapabildiği için sinirsizdir. Proteinler vücudumuzun yapi taşidir. Vücudumuzu düzenler vücudumuzu oluşturan organlarin yapi taşi olup en son enerji için kullanilacak yapidir.

Bununla birlikte n-tane aminoasit birleşerek proteini oluşturmaktadir. DNA’larimizin içerisindeki nükleotidlerin yapi taşlari ise aminoasittir. Bu nükleotidler vücudumuzla ilgili tüm kodlamalara sahip olup her insanda dizilimi ve siralamasi farklidir. Bu nedenle kalitimsal olarak aminoasitler oldukça önemlidir.

42. Bir enzim, yapı taşlarına kadar hidrolize edilirse hangi maddeler açığa çıkabilir?

Neredeyse enzimlerin hepsi protein yapilidir. Enzimlerin hidroliz olayinda aralarindaki peptit bağlari parçalandiğinda aminoasitler ortaya çikar. Sonucunda kesin olarak aminoasit çikar.

43. Canlı vücudunda yeteri kadar ATP ve hormon üretilememesi hangi metabolik olayların aksamasına neden olur?

Canli vücudunda yeterli ATP üretilmemesi durumunda, hücre zarindan madde geçişinde, protein sentezlenmesinde, hücre bölünmesinde, üreme, büyüme, gelişme, hareket gibi olaylarin aksamasina yol açar. Yeteri kadar hormon üretilmemesi durumunda ise büyüme ve gelişmenin aksamasi, cücelik, devlik, kan şekerinin ayarlanmamasi gibi rahatsizliklara sebep olur.

44. Karbonhidrat ağırlıklı beslenildiğinde hidroliz sonucu oluşan monosakkaritlerin fazlası yağa dönüştürülür. Bu durum vücut kitle indeksinin yükselmesine neden olduğundan insanda obezite gelişir. Obezitenin engellenmesi için nasıl beslenilmeli, neler yapılmalıdır?

Tüm gıdalardan belli oranlarda besin piramidindeki gibi beslenmeli

45. Bütün canlılar kendilerine özgü olan yapı ve içeriğe sahiptir. Bu nedenle doğada bir canlı türü başka bir canlı türü ile birebir aynı değildir. Bu durumu sağlayan temel faktör nedir?

Her canlinin birbirleriyle ayni olmamasinin nedeni protein çeşidinin farkli olmasidir. Canlilarin protein yapilarinin birbirine benzememesinin sebebi proteinleri oluşturan aminoasitlerin sirasi, sayisi ve dizilişlerinin farkli olmasindan kaynaklanir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here